MİMARİ TASARIM VE UYGULAMA OFİSİ tel: +90 212 257 8370
EN

Turkish Building & Decoration: Başarılı projelerin adresi KG Mimarlık

Türkiye'de ve dünyada pek çok projede imzası olan KG Mimarlık, tasarladığı mekanlara çağın gerektirdiği teknolojiyi ve hızlı değişimi yansıtıyor. 'çağdaş mimarlık' felsefesiyle hareket eden KG Mimarlık'ın dünden bugüne hikayesini Kurtul Erkmen ve Gürhan Bakırküre ile konuştuk


Sektörde 21'inci yaşınıza girdiniz. KG Mimarlık olarak yola çıkarken kendinize hangi hedefleri koymuştunuz? Bu hedeflere ulaşabildiniz mi?


Çağdaş mimarlık alanında faaliyet gösteren, tasarım açısından yapmak istediklerimizi yapabildiğimiz, kısacası kendimizi bağımsız hissedebileceğimiz bir firma kurarak işe başladık. Bahsettiğiniz gibi 21'inci yaşımıza girdik. Hedeflerimize ulaşmaktan değil de yaklaşmaktan söz edebiliriz belki. Şirketin bizim yönetimimiz altındaki faaliyetlerinin, henüz ilk yarısının oynanmakta olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla yapacak çok işler var. Hedef konusuna gelince, umarım hiçbirine henüz ulaşmamışızdır. Bugüne kadar yaptıklarımızı esasen ileride yapacaklarımız için birer antrenman gibi görüyoruz. Hedeflerimize ulaştık dediğimiz gün, şirketi başka yöneticilere bırakmak taraftarıyım.


Mimarlığı siz nasıl tanımlıyorsunuz? Bu bağlamda tasarım felsefeniz nedir?

Bu konudaki yaklaşımımızı Felix Novikov'un, mimari = (fonksiyon + konstrüksiyon) x sanat formülüyle açıklamak en uygunu olur. Mimarlık ya da tasarımın herhangi bir alanında yukarıdaki formülün getirdiği önemli bir yenilik, çarpanlardan birinin sıfır olması halinde sonucun sıfır çıkmasına dayanır. Kısaca mimarları mühendislerden ayıran en önemli faktörün, yani işin sanatsal yönünün öneminin altını çizmek isterim. Ortaya çıkan ürün içinde var olan bileşenler arasında sanatsal değer aranmalıdır. O ürünün sadece kullanışlı, ekonomik, sağlam ya da iş görür olması bizim için yetmiyor.

 

Tasarım sizce yaşanılan mekanlara nasıl bir ruh veriyor?

İşte tam bu noktada, yani ruhtan bahsetmeye başladığımız anda biraz önce konuştuğumuz, tasarımın içindeki sanatsal değer alanına girmiş oluyoruz. Sizin de kurcalama ihtiyacı duyduğunuz mekanın ruhu sorunu ortaya çıkıyor. Bunun cevabı ancak tasarımcıların, mimarların, içmimarların yaklaşımları doğrultusunda verilebiliyor. Aksi takdirde meslekten olmadığı halde kendi barınağını, evini, işyerini belki fabrikasını yapabileceğini zanneden gecekonducu zihniyet ile mimariyi karıştırmaya başlarız.

 

Türkiye'de mimarlığın yeri nedir? Sizce ülkemizde yeterince önem veriliyor mu?

Türkiye'de mimarlığın yerini konuşmak için mimarın yerini bilmek gerek. Mimar, toplumda ihtiyaç duyulan, sözü dinlenen, dünyadaki meslektaşları ile benzer hayat standartlarına sahip ise bilin ki Türkiye'de mimarlık iyi bir yerdedir. Kanımca kendi çabalarıyla bir yerlere gelen, yurtiçi ya da yurtdışı işleriyle adından söz ettiren, uluslararası ödüller alan meslektaşlarımız toplumun mimarı anlaması, tanıması ve giderek mimariye bir anlam ve önem vermesi olgusunu kolaylaştıracaktır diye umuyorum. Normalde bunun tersi olması beklenir ama ne yapalım.

 

Konutlardan işyerlerine, mağazalardan otellere kadar pek çok alanda projeler yapıyorsunuz. Günümüz toplumunda yaşanılan ve çalışılan mekânlarda en çok nelere gereksinim duyuluyor?

Çağımızın belirleyici faktörlerinden belki en önemlisi teknoloji ve getirdiği hızlı değişim. Bu durumun tasarıma yansımaları olacaktır. Elbise tasarımında cep telefonunuzu taşıyabileceğiniz yerler bulunuyor artık. Mimarlıkta bugünü değil, yarını düşünür haldeyiz. Barselona'da katıldığım bir sunumda, firmaların üzerinde çalıştığı şoförsüz araçların, gelecekte şehirleri, binaları kısaca mimariyi nasıl etkileyeceği konuşuldu. Araçlar bir nevi tekerlekli robota dönüşecekse, otopark alanları hakkında bildiğimiz tüm ölçüleri değiştirebileceğiz demektir. Bu durumun kente ve binalara yansıması çok ilginç olacak. Birbirleri ile haberleşen bu araçlar artık çarpışmayacaklar çünkü. Mimaride esas olan mekândır. Hızlı değişimin gerektirdiği mekansal karşılıkları tasarlamalıyız.

 

Ofisinizde proje gelişimi nasıl oluyor? Ekip çalışmanızdan bahseder misiniz?

Ofise gelen projeler bizim kontrol ve liderliğimizde bir proje ekibi tarafından geliştirilir. Her ekip, bizim yardımcımız gibi çalışan bir proje müdürüne bağlıdır. Proje müdürü arkadaşlarımız bizimle birlikte projeyi geliştirirken ilgili teknik toplantılara katılarak, mekanik, elektrik, statik ve peyzaj disiplinleri ile ilgili koordinasyonu da sağlarlar. Detay projeleri sırasıyla, ilgili üretici firmalarla da temas edilmektedir. Hazırladığımız projelerin avan, uygulama, detay safhalarına ek olarak ihale dosyası da hazırlayarak müşteriye teslim ediyoruz. Tasarımın havada kalan, yapılamayan ya da şantiyede ilgili ilgisiz kişilerin yorumuna açık bir hal almasını istemiyoruz.

 

Yurtdışında da ofisleriniz bulunuyor. Bu ofislerin gelişim süreçleri nasıl oldu?

Romanya ofisimiz KG Architecture adı altında 1989 yılında faaliyete geçti, daha sonra ismini KGROM olarak değiştirdik. Kazakistan'da ise KGERMAS adı altındaki varlığımız 2007'de başlar. Her iki ülkede de Türkiye'de yaptığımız işlerin aynısını yapıyoruz. Mimari tasarım, proje, danışmanlık ve anahtar teslimi iç mekan. Proje üretimi Türkiye'den dünyanın her yerine yapılabilmekte. Rusya, Libya, Yunanistan, Amerika için bugüne kadar çeşitli projeler hazırladık. Halen de devam ediyor. Ancak yurtdışında ofis açmak, şirket kurmak, orada yerel olarak bulunmak, oradaki hizmetleri organize ve koordine etmek daha değişik bir iş. Bize çok tecrübe kazandırdığını düşünüyorum.

 

En son hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz? Kısaca bahseder misiniz?

Şu an en büyük metrajlı projemiz Akbatı AVM Rezidans Projesi. Rezidans 50 bin metrekareye yakın toplam 348 daireden ve çeşitli sosyal alanlardan oluşuyor. AVM ise 200 bin metrekare civarında ve konsept projesi Amerikalı DDG firmasına ait. AVM projesini bir yandan geliştirirken bir yandan da onların koyduğu ana kriterlere sadık kalmaya çalışıyoruz. Bu ortak çalışma da bize çok önemli bir deneyim kazandırıyor. Rezidanslar, AVM kitlesinin üzerinde yükseliyor. Konsept bize ait, proje bize ait. Çorlu'da inşaatı devam eden Sirello Evleri isimli bir konut projemiz var. Türkiye genelinde tüm Toyota Showroomların projesi tarafımızdan üretiliyor ve anahtar teslim yapılıyor. Kartal'daki Toyota Genel Müdürlük Binası da bize ait. Flatofis projemiz tamamlandı, bina kullanılıyor. 100 bin metrekarelik, ofis ağırlıklı bir bina. Esasen bir dönüşüm projesi. AVM olarak başlayan inşaatı ofis alanlarına dönüştürdük. İstanbul Emniyet Müdürlüğü için Vatan Caddesi'nde yapılacak önemli ve çok teknolojik bir bina üzerinde çalışıyoruz. Tabii çeşitli teklifler ve başlamak üzere olduğumuz yeni işler de var. Bunlara ek olarak, son yıllarda yaptığımız Mimar Sinan Üniversitesi mimari proje hocalığı faaliyetimiz bizim çok önem verdiğimiz bir başka projedir.

 

Türkiye'de ve dünyada pek çok projede imzası olan KG Mimarlık, tasarladığı mekanlara çağın gerektirdiği teknolojiyi ve hızlı değişimi yansıtıyor. 'çağdaş mimarlık' felsefesiyle hareket eden KG Mimarlık'ın dünden bugüne hikayesini Kurtul Erkmen ve Gürhan Bakırküre ile konuştuk


Sektörde 21'inci yaşınıza girdiniz. KG Mimarlık olarak yola çıkarken kendinize hangi hedefleri koymuştunuz? Bu hedeflere ulaşabildiniz mi?


Çağdaş mimarlık alanında faaliyet gösteren, tasarım açısından yapmak istediklerimizi yapabildiğimiz, kısacası kendimizi bağımsız hissedebileceğimiz bir firma kurarak işe başladık. Bahsettiğiniz gibi 21'inci yaşımıza girdik. Hedeflerimize ulaşmaktan değil de yaklaşmaktan söz edebiliriz belki. Şirketin bizim yönetimimiz altındaki faaliyetlerinin, henüz ilk yarısının oynanmakta olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla yapacak çok işler var. Hedef konusuna gelince, umarım hiçbirine henüz ulaşmamışızdır. Bugüne kadar yaptıklarımızı esasen ileride yapacaklarımız için birer antrenman gibi görüyoruz. Hedeflerimize ulaştık dediğimiz gün, şirketi başka yöneticilere bırakmak taraftarıyım.


Mimarlığı siz nasıl tanımlıyorsunuz? Bu bağlamda tasarım felsefeniz nedir?

Bu konudaki yaklaşımımızı Felix Novikov'un, mimari = (fonksiyon + konstrüksiyon) x sanat formülüyle açıklamak en uygunu olur. Mimarlık ya da tasarımın herhangi bir alanında yukarıdaki formülün getirdiği önemli bir yenilik, çarpanlardan birinin sıfır olması halinde sonucun sıfır çıkmasına dayanır. Kısaca mimarları mühendislerden ayıran en önemli faktörün, yani işin sanatsal yönünün öneminin altını çizmek isterim. Ortaya çıkan ürün içinde var olan bileşenler arasında sanatsal değer aranmalıdır. O ürünün sadece kullanışlı, ekonomik, sağlam ya da iş görür olması bizim için yetmiyor.

 

Tasarım sizce yaşanılan mekanlara nasıl bir ruh veriyor?

İşte tam bu noktada, yani ruhtan bahsetmeye başladığımız anda biraz önce konuştuğumuz, tasarımın içindeki sanatsal değer alanına girmiş oluyoruz. Sizin de kurcalama ihtiyacı duyduğunuz mekanın ruhu sorunu ortaya çıkıyor. Bunun cevabı ancak tasarımcıların, mimarların, içmimarların yaklaşımları doğrultusunda verilebiliyor. Aksi takdirde meslekten olmadığı halde kendi barınağını, evini, işyerini belki fabrikasını yapabileceğini zanneden gecekonducu zihniyet ile mimariyi karıştırmaya başlarız.

 

Türkiye'de mimarlığın yeri nedir? Sizce ülkemizde yeterince önem veriliyor mu?

Türkiye'de mimarlığın yerini konuşmak için mimarın yerini bilmek gerek. Mimar, toplumda ihtiyaç duyulan, sözü dinlenen, dünyadaki meslektaşları ile benzer hayat standartlarına sahip ise bilin ki Türkiye'de mimarlık iyi bir yerdedir. Kanımca kendi çabalarıyla bir yerlere gelen, yurtiçi ya da yurtdışı işleriyle adından söz ettiren, uluslararası ödüller alan meslektaşlarımız toplumun mimarı anlaması, tanıması ve giderek mimariye bir anlam ve önem vermesi olgusunu kolaylaştıracaktır diye umuyorum. Normalde bunun tersi olması beklenir ama ne yapalım.

 

Konutlardan işyerlerine, mağazalardan otellere kadar pek çok alanda projeler yapıyorsunuz. Günümüz toplumunda yaşanılan ve çalışılan mekânlarda en çok nelere gereksinim duyuluyor?

Çağımızın belirleyici faktörlerinden belki en önemlisi teknoloji ve getirdiği hızlı değişim. Bu durumun tasarıma yansımaları olacaktır. Elbise tasarımında cep telefonunuzu taşıyabileceğiniz yerler bulunuyor artık. Mimarlıkta bugünü değil, yarını düşünür haldeyiz. Barselona'da katıldığım bir sunumda, firmaların üzerinde çalıştığı şoförsüz araçların, gelecekte şehirleri, binaları kısaca mimariyi nasıl etkileyeceği konuşuldu. Araçlar bir nevi tekerlekli robota dönüşecekse, otopark alanları hakkında bildiğimiz tüm ölçüleri değiştirebileceğiz demektir. Bu durumun kente ve binalara yansıması çok ilginç olacak. Birbirleri ile haberleşen bu araçlar artık çarpışmayacaklar çünkü. Mimaride esas olan mekândır. Hızlı değişimin gerektirdiği mekansal karşılıkları tasarlamalıyız.

 

Ofisinizde proje gelişimi nasıl oluyor? Ekip çalışmanızdan bahseder misiniz?

Ofise gelen projeler bizim kontrol ve liderliğimizde bir proje ekibi tarafından geliştirilir. Her ekip, bizim yardımcımız gibi çalışan bir proje müdürüne bağlıdır. Proje müdürü arkadaşlarımız bizimle birlikte projeyi geliştirirken ilgili teknik toplantılara katılarak, mekanik, elektrik, statik ve peyzaj disiplinleri ile ilgili koordinasyonu da sağlarlar. Detay projeleri sırasıyla, ilgili üretici firmalarla da temas edilmektedir. Hazırladığımız projelerin avan, uygulama, detay safhalarına ek olarak ihale dosyası da hazırlayarak müşteriye teslim ediyoruz. Tasarımın havada kalan, yapılamayan ya da şantiyede ilgili ilgisiz kişilerin yorumuna açık bir hal almasını istemiyoruz.

 

Yurtdışında da ofisleriniz bulunuyor. Bu ofislerin gelişim süreçleri nasıl oldu?

Romanya ofisimiz KG Architecture adı altında 1989 yılında faaliyete geçti, daha sonra ismini KGROM olarak değiştirdik. Kazakistan'da ise KGERMAS adı altındaki varlığımız 2007'de başlar. Her iki ülkede de Türkiye'de yaptığımız işlerin aynısını yapıyoruz. Mimari tasarım, proje, danışmanlık ve anahtar teslimi iç mekan. Proje üretimi Türkiye'den dünyanın her yerine yapılabilmekte. Rusya, Libya, Yunanistan, Amerika için bugüne kadar çeşitli projeler hazırladık. Halen de devam ediyor. Ancak yurtdışında ofis açmak, şirket kurmak, orada yerel olarak bulunmak, oradaki hizmetleri organize ve koordine etmek daha değişik bir iş. Bize çok tecrübe kazandırdığını düşünüyorum.

 

En son hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz? Kısaca bahseder misiniz?

Şu an en büyük metrajlı projemiz Akbatı AVM Rezidans Projesi. Rezidans 50 bin metrekareye yakın toplam 348 daireden ve çeşitli sosyal alanlardan oluşuyor. AVM ise 200 bin metrekare civarında ve konsept projesi Amerikalı DDG firmasına ait. AVM projesini bir yandan geliştirirken bir yandan da onların koyduğu ana kriterlere sadık kalmaya çalışıyoruz. Bu ortak çalışma da bize çok önemli bir deneyim kazandırıyor. Rezidanslar, AVM kitlesinin üzerinde yükseliyor. Konsept bize ait, proje bize ait. Çorlu'da inşaatı devam eden Sirello Evleri isimli bir konut projemiz var. Türkiye genelinde tüm Toyota Showroomların projesi tarafımızdan üretiliyor ve anahtar teslim yapılıyor. Kartal'daki Toyota Genel Müdürlük Binası da bize ait. Flatofis projemiz tamamlandı, bina kullanılıyor. 100 bin metrekarelik, ofis ağırlıklı bir bina. Esasen bir dönüşüm projesi. AVM olarak başlayan inşaatı ofis alanlarına dönüştürdük. İstanbul Emniyet Müdürlüğü için Vatan Caddesi'nde yapılacak önemli ve çok teknolojik bir bina üzerinde çalışıyoruz. Tabii çeşitli teklifler ve başlamak üzere olduğumuz yeni işler de var. Bunlara ek olarak, son yıllarda yaptığımız Mimar Sinan Üniversitesi mimari proje hocalığı faaliyetimiz bizim çok önem verdiğimiz bir başka projedir.